İçeriğe geç
500 ₺ üzeri ücretsiz kargo · Kampanyalar sepette uygulanır · Güvenli sipariş
Parazitler

Kedi ve Köpeklerde Neden Parazit Olur? Evden Çıkmasa Bile Nasıl Bulaşır?

Kedi ve köpeklerde iç ve dış parazitler; çevre, diğer hayvanlar, pireler, toprak ve günlük temaslar yoluyla ortaya çıkabilir. Evden çıkmayan kedilerde bile görülebilen parazitlerin nedenlerini, belirtilerini ve korunma yollarını bu yazıda bulabilirsiniz.

Yorumlar (0)
Kedi ve Köpeklerde Neden Parazit Olur? Evden Çıkmasa Bile Nasıl Bulaşır?

Kediniz bütün gün evde. Köpeğiniz dışarı çıktığında kaldırımdan yürüyor, eve gelince patileri temizleniyor. Mama kabı temiz, yatağı temiz, ev düzenli...

Yine de parazit olabilir.

Bu durum birçok hayvan sahibini şaşırtıyor. Çünkü parazit denince akla genellikle sokakta yaşayan, bakımsız veya sürekli dışarıda dolaşan hayvanlar geliyor. Oysa iç ve dış parazitler için işler pek böyle yürümüyor. Bazıları gözle göremeyeceğimiz yumurtalarla taşınabiliyor, bazıları başka hayvanlardan bulaşıyor, bazılarıysa bir pire aracılığıyla kedinizin veya köpeğinizin vücuduna ulaşabiliyor.

Yani mesele yalnızca temizlik değil.

Peki kedi ve köpeklerde parazit neden olur, nasıl bulaşır ve evcil dostumuzu korumak için nelere dikkat etmek gerekir?

Parazit dediğimiz şey aslında tek bir canlı değil

“Parazit oldu” cümlesi oldukça geniş bir ifade.

Kedi ve köpeklerde görülen parazitleri kabaca iç parazitler ve dış parazitler olarak iki gruba ayırabiliriz.

Dış parazitler hayvanın deri ve tüylerinin üzerinde yaşayan ya da buraya tutunan canlılardır. Pire ve keneler en bilinen örneklerdendir. Bazı akar türleri de bu grupta değerlendirilir. İç parazitler ise bağırsaklar başta olmak üzere hayvanın vücudunun içinde yaşayabilir. Yuvarlak solucanlar, kancalı kurtlar ve tenyalar bunlara örnek verilebilir.

Sorun şu ki bunların bulaşma yolları birbirinden farklıdır.

Bu yüzden “Benim kedim dışarı çıkmıyor, parazit olması mümkün değil” düşüncesi her zaman doğru değildir.

Evden çıkmayan kedide bile parazit nasıl oluyor?

İşin en çok şaşırtan kısmı burası.

Siz dışarı çıkıyorsunuz.

Ayakkabınızla, kıyafetinizle veya yanınızda taşıdığınız eşyalarla dış ortamdan eve çeşitli organizmaların taşınması mümkündür. Apartman boşluğu, bahçe, balkon, başka bir hayvanla temas veya eve yeni gelen bir evcil hayvan da risk zincirine eklenebilir.

kedilerde parazit

Özellikle pireler söz konusu olduğunda yalnızca hayvanın üzerindeki erişkin pireleri düşünmek yeterli değildir. Pire kontrolünde hayvanın yanı sıra çevresel bulaşmanın da dikkate alınması gerekir; ciddi yerleşmiş pire sorunlarının tamamen kontrol altına alınması zaman alabilir.

Köpeklerde risk daha görünürdür çünkü düzenli olarak dışarı çıkarlar. Parktaki çimler, toprak, diğer köpeklerin bulunduğu alanlar ve kenelerin yaşayabileceği bitki örtüsü temas ihtimalini artırabilir. CDC de kedi ve köpeklerin dışarıda kenelerle karşılaşabileceğini, hatta evcil hayvanların keneleri dışarıdan eve taşıyabileceğini belirtiyor.

Kısacası kapıyı kapatmak, parazitlere karşı görünmez bir duvar oluşturmuyor.

Toprak, dışkı ve ortak alanlar düşündüğünüzden daha önemli

Bir köpek parkta yalnızca koşmuyor. Yeri kokluyor, çimlere yatıyor, başka köpeklerin dolaştığı alanlarda geziyor ve bazen ne olduğunu anlamadan ağzına bir şey alabiliyor.

Bu davranışların hepsi son derece normal.

Fakat bazı bağırsak parazitlerinin yumurta veya larvaları çevrede bulunabildiği için bulaşma açısından risk oluşturabilir. Bazı kancalı kurt türlerinin larvaları, enfekte hayvan dışkısıyla kirlenmiş toprak veya kumda bulunabilir. Bu parazitlerin bazı türleri insan sağlığı açısından da önem taşır.

Bu nedenle dışkının hızlı şekilde temizlenmesi yalnızca çevre temizliği meselesi değildir. Aynı zamanda parazit döngüsünü azaltmaya yardımcı olan basit ama önemli bir alışkanlıktır.

Evde kedi varsa kum kabı için de benzer bir mantık geçerli. Kumun düzenli temizlenmesi ve işlem sonrasında ellerin yıkanması önemlidir. CDC, kedi dışkısında bazı bağırsak parazitleri ve diğer enfeksiyon etkenlerinin bulunabileceğine dikkat çekiyor.

Küçücük bir pire, başka bir paraziti beraberinde getirebilir

Parazit dünyasının biraz sinir bozucu taraflarından biri de bu.

Bazen bir parazit, başka bir parazitin taşınmasına aracılık eder.

Örneğin kedi veya köpek kendini temizlerken enfekte bir pireyi yutarsa Dipylidium adı verilen bir tenya türüyle enfekte olabilir. Yani hayvan sahibinin fark ettiği sorun bağırsak paraziti olsa bile hikâyenin başlangıcı aslında pire olabilir.

Bu durum iç ve dış parazit kontrolünün neden birbirinden tamamen bağımsız düşünülmemesi gerektiğini güzel anlatıyor.

Sadece pireyi görmek yetmez.

Sadece bağırsak parazitini düşünmek de yetmez.

“Parazit varsa mutlaka belli olur” diye düşünmeyin

Her parazit vakası dramatik belirtilerle başlamaz.

Bazen ilk fark edilen şey kedinin daha fazla kaşınmasıdır. Bazen köpek kuyruğunun dibini sürekli ısırmaya başlar. Tüy yapısında değişiklik, huzursuzluk veya deride kızarıklık görülebilir.

İç parazitlerde ise tablo daha farklı olabilir. İshal, kusma, kilo kaybı, iştah değişiklikleri, karında şişkinlik veya dışkıda farklılıklar görülebilir. Fakat bazı hayvanlarda uzun süre çok belirgin bir işaret ortaya çıkmayabilir.

Bu yüzden yalnızca “gayet iyi görünüyor” düşüncesine güvenerek parazit kontrolünü tamamen bırakmak iyi bir yaklaşım değildir. Parazit kontrol programlarının hayvanın yaşı, yaşam biçimi, çevresi ve risk durumuna göre planlanması önerilir.

Özellikle yavru kedi ve köpeklerde konu daha da önem kazanır.

Temiz bir ev çok değerli ama tek başına yeterli değil

Evi sık süpürmek, yatakları temizlemek, mama ve su kaplarının hijyenine dikkat etmek elbette önemli.

Ama parazit sorunu yalnızca “ev kirli mi, temiz mi?” sorusuyla açıklanamaz.

Düzenli veteriner kontrolleri, gerektiğinde dışkı incelemesi, hayvanın yaşam koşullarına uygun iç ve dış parazit uygulamaları ve çevresel hijyen birlikte düşünülmelidir. CDC de evcil hayvanların sağlığının korunmasında düzenli veteriner kontrollerinin yanı sıra parazit, pire ve kene kontrolünün sürdürülmesini öneriyor.

Burada önemli bir ayrıntı daha var: Kedi ve köpeğe aynı ürünü rastgele uygulamak doğru değildir.

Ürünün hangi hayvan türü için üretildiği, hayvanın yaşı, kilosu, sağlık durumu ve kullanım şekli dikkate alınmalıdır. Özellikle yavrularda, hamile veya emziren hayvanlarda ve kronik rahatsızlığı bulunan evcil dostlarda veteriner hekime danışmadan ürün kullanılmaması daha güvenlidir.

Parazitlerle mücadelede asıl mesele, sorun çıkmadan rutin oluşturmaktır

Çoğu hayvan sahibi paraziti fark ettikten sonra çözüm aramaya başlıyor.

Kaşıntı başladı. Pire görüldü. Dışkıda şüpheli bir görüntü fark edildi.

Telefon çıkarılıyor ve araştırma başlıyor.

Oysa daha rahat olan yol, parazit kontrolünü mama vermek veya tüy bakımını yapmak kadar doğal bir bakım rutininin parçası haline getirmektir. Uluslararası veteriner parazit rehberleri de parazit kontrolünün hayvanın risk durumuna göre düzenli biçimde yürütülmesini öneriyor.

Evcil dostunun iç ve dış parazit bakımını düzenli takip etmek isteyen hayvan sahipleri için Muvicado İç Dış Parazit Seti de değerlendirilebilecek seçeneklerden biridir. Kullanılacak ürünün kedi veya köpeğin türüne, yaşına ve kilosuna uygun olması, ürün etiketindeki kullanım talimatlarına uyulması önemlidir.

Ancak hayvanda mevcut bir parazit enfestasyonundan şüpheleniyorsanız yalnızca bakım ürünü kullanarak durumu geçiştirmeyin. Yoğun kaşıntı, belirgin kilo kaybı, sürekli ishal veya kusma, halsizlik, dışkıda parazit görülmesi ya da kene tespit edilmesi gibi durumlarda veteriner hekime başvurmak en doğru adımdır.

Peki neden parazit oluyor?

Aslında cevap oldukça basit.

Çünkü kediler ve köpekler steril bir fanusun içinde yaşamıyor.

Toprağa basıyorlar, başka hayvanlarla karşılaşıyorlar, kendilerini yalıyorlar, çimleri kokluyorlar, balkonlarda dolaşıyorlar. Biz de dışarıdan eve girip çıkıyoruz. Pireler, keneler ve bağırsak parazitleri ise bu küçük temasların oluşturduğu fırsatları kullanabiliyor.

Bu nedenle parazit görülmesi her zaman hayvanın kötü bakıldığı anlamına gelmez.

Fakat düzenli kontrol yapılmaması riski büyütebilir.

Evcil dostunuzun yaşam tarzına uygun bir parazit kontrol rutini oluşturmak, çevre temizliğine dikkat etmek ve şüpheli bir durumda erken davranmak çoğu zaman işin en önemli kısmıdır. Böylece mesele “parazit çıkınca ne yapacağız?” noktasına gelmeden çok daha yönetilebilir hale gelir.

Çünkü parazit konusunda en rahat gün, onu hiç görmediğiniz gündür.

TOPLULUK

Yorumlar (0)

Düşüncelerinizi paylaşın; yorumlar içerik kontrolünden sonra yayınlanır.

Yorumunuzu paylaşın

Üye olmadan yorum yazabilirsiniz. E-posta adresiniz ziyaretçilere gösterilmez.

Yorumlar yayınlanmadan önce kontrol edilir · En fazla 1.500 karakter

Henüz yorum yok

Bu yazı hakkındaki ilk görüşü siz paylaşabilirsiniz.